Yerli halk tarafından Şehit Osman diye adlandırılan tepede
silindirik planlı , diğeri kare alt yapıda
sekizgen planlı iki türbe yükselmektedir.Mezarlık içinde
bulunan bu türbeler kalenin batısında kalmaktadır. Her ne
kadar Saltuk kumandanların dan Mengüç gazinin kardeşi Osman ve
kız kardeşine ait olduğu söylenirse de,mümkün değildir.Silindirik planlı
türbenin silik olan kitabesi okunamamıştır.Fakat etrafında bulunan mezar
taşlarının şekilleri ve yazı işleri onların 600-700 senelik olduklarını
göstermektedir.
ŞEHİT OSMAN TEPESİNDE BULUNAN TÜRBELER
ANONİM TÜRBE 1:
Tepede büyük bir simetri içinde bulunan
türbelerden bahsedeceğimiz Şehit Osman türbesi diye adlandırılır.Üstü
açık ve harap bir durumdayken son yıllarda yapılan onarımlarda konik
külahla kapatılıp yenilenmiştir.
Türbenin dış
cephesinin oturmalığında dışarı taşkın bir sıra taş
kullanılmıştır.Güney,kuzey ve doğu yönünde oldukça küçük tutulmuş üç
pencere yapıyı aydınlatmaktadır.Üst üste üç silme konuk külahla geçişi
sağlanmıştır.Dikdörtgen bir form gösteren ve dış hafif bir çıkıntı yapan
taç kapısı çıkış merdivenleri yıkıldığından yüksekte
kalmıştır.Tamamen düz yüzeylerden oluşan kapı çerçeveleri içeriye doğru
kademelenme göstermektedir.Kesin köşeleri yumuşatan yuvarlak oldukça
küçük tutulmuş içleri de benzeme alanına katılmış dört sıra mukarnas
yerleştirilmiştir.
Yapının içinde eski
bir mumyalığı olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktur.Gayet düzgün sade
bir işçilik gösteren türbenin mihrabının iki yanında mukarnaslarla süslü
sütünceler yer almaktadır.Taş kapıdaki gibi yuvaları küçük tutulmuş ve
benzeme alanına katılmış beş sıra mukarnaslı mihrap küresel bir örtü ile
nihayetlenir.Üç sıra duvar örgüsünden sonra içeriye doğru girinti yapan
taşlar büyük ihtimalle türbenin iç kubbesini oluşturuluyordu.Mihrabın
yüksekte kalmış olması evvelce bir mumyalığın olduğuna işaret
sayılabilir.
Yapıda malzeme olarak
düzgün kesme taş kullanılmıştır.Yörede halen kullanılmakta olan malzeme
Bayburt kalesinde de karşımıza çıkmaktadır.Taş üzerinde işlenmiş bazı
usta işaretleri dikkat çekmektedir.
Plan bakımından silindirik
gövdeli konik külahlı türbeler İran da Selçuk öncesi çağından beri
tanıdığı halde (Ratkan Nika 1016-1021 Rezget 1009-1010) Anadolu da ilk
örneklerine Ahlat ta rastlıyoruz. '' 1279/80 tarihli Hüseyin Timur Asan
Teğin ve 1281 tarihli Bugatay Aka-Şirin Hatun kümbetleri
oturmalıklarının üst köşeleri pahlanarak on iki gen planlı bir kaide
hazırlanmış,bunun üzerine konik külahlı silindirik gövde oturulmuştur.''
Kemah ta Togay Hatun (XIV.yy) ve Kayseri de Sırçalı Kümbet (XIV.yy
ortaları) silindirik gövdenin genel formasyona daha hakim olduğu
örneklerdir.Erzurum daki Cimcime Sultan Türbesi ve Üç kümbetler diye
anılan türbelerden bir tanesi bu grubun birbirine çok benzeyen iki
örneğidir.İkisi de kitabesiz olan bu eserler İlhanlılar devrinde
muhtemlen XIV. yy da yapılmış olmalıdır.
Anonim Türbe 1 in bir
Arapça kitabesi taç kapının sağ üst köşesinde beyaz bir taş üzerine
oyulmak suretiyle yerleştirilmiştir.çok silik olduğundan bugün okunamaz
durumdadır.İşin başından hata yapan Gülyüz Akagün saltuklulara ait
olduğunu düşünerek hiçbir delil getirmeden yapıyı XIII.yy
tarihlemektedir.Ancak geç dönem özelliği olarak sayabileceğimiz unsurlar
türbede mevcuttur.Şöyle ki taç kapının boş yüzeyleri buna karşılık
mihrap da dahil mukarnas sistemlerinin çok küçük tutulması ve içlerinin
de benzeme alanına katılmış olması geç özellikler olarak
sayılabilir.Yapı bu durumuyla ölçüleri silindirik gövde yapısı
dekorasyonu ile XIV. yy ilk yarısına tarihlenebilir.
ANONİM TÜRBE 2.
Anonim türbe 1 den birkaç metre uzakta inşa
edilmiştir.Farklı plan gösteren bu yapıda son onarımların izlerini
görmek mümkündür.Kuzey-güney yönünde eğimli bir araziye
yerleştirildiğinden bir kesimi toprak altında kalmıştır.
Kare alt yapıda sekizgen
gövdeli olup sekiz yüzlü piramidal bir çatı ile örtülüdür.Üst örtü ile
gövdenin boyları birbirine eşit şekilde tutulmuştur.Tepesinde dairevi
topuz gibi bir taş alemi bulunur.Dört ana yöne açılan dört pencere
yapıyı aydınlatmaktadır.Bunlar son derece küçük tutumlarıyla dikkat
çekmektedir. Hiçbir mimari özelliği olmayan yuvarlak kemerli kapıda
içeriye giriş sağlanmıştır.Bugün için türbenin mumyalığını birleştirmek
güçtür.Güney duvarına yerleştirilmiş anıtsal mihrap yarım silindirlik
bir niş biçimindedir.Üzerinde hiçbir bezeme elemanı yoktur.İçteki
kubbeye küresel tromplarla geçilmektedir.Sekizgen alt yapıda kubbeye
geçişi sağlayan küresel tromplar çok aşağıdan başlar ve kubbe eteği ile
arada geniş bir mesafe bırakır.
Malzeme olarak kesme taş
olarak kullanılan türbede tek bir bezeme elemanına dahi yer
verilmemiştir.''Kübik bir gövde üzerine kümbet şeklinde adeta ikinci bir
gövde gibi örtü sistem olan türbede ilk örnek XIII.yy II.yarısına
tarihlenen Amasya Gök Medrese bitişik türbedir.'' Bu tipin ikinci
türbesi ilk kuruluşu bilinmeyen 1274 M. tarihli Konya Mevlana
Türbesidir.Bayburt taki Anonim türbe II.Akşehir Seyyit Mahmut Hayrani ve
Sivas Güdük minare türbesiyle ölçüleri bakımından karşılaştırarak XIV.
yy sonu yahut XV.yy başına verilebilir
.