"KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ"
Yapılmakta olan internet sitemize eklemek istediğiniz bilgileri aşağıda yazılı olan mail adresine ulaştırırsanız memnun olurum. Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Necmi TAYFUR
......Tomlacık Köyü......
Kültür ve Dayanışma Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Xenophan İskitlerle komşu Haliplerle ve
Haldilerden de söz etmektedir.İleriki tarihlerde dahi bu bölgeden
''Halibyaya'' ya da ''Haldiya'' olarak söz edilecektir.Halibler
demini ilk işleyen uluslardır.Haldi halkı ise adını bir Urartu tanrısından
alıyordu.
Perslerin Anadolu daki uzun süren
egemenliğine İskender son vermiştir.Ancak ne İskender ne de
komutanlarından biride bu bölgeye ulaşamamıştır. İ.Ö 2.yy Doğu Karadeniz
de Pontus Krallığı korumuş ve kısa zamanda Roma imp. korkulu rüyası
haline gelmiştir.Krallığın sınırları Kırım a ve Ege ye kadar uzanmıştı.
Tarihçelere göre Pontus devleti
Rumlarla hiç ilişkisi yoktur. Tersine Batıdan gelen Roma imparatoru
saldırılara karşı Anadolu nun bir savunma hareketidir. Kralları da
Midirdat (Midridates ) adını taşır ve Pers asıllıdır. Onların egemenliğini
altında yerli halk eski ilkel yaşantısını sürdürmekteydi.
Pontus Krallığı egemen olduğu
bölgelerden vergi yerine daha çok asker alırdı.Bu işi özellikle Karadeniz
sıradağlarının arkasındaki vadilerde yaşayan topluluklarda
uygulardı.Ayrıca askeri gücü ve serveti karadan gelecek düşmana karşı
savunmak amacıyla buralardaki stratejik noktalara bir dizi kaleler
yaptırmışlardı. Bayburt kalesi de büyük bir olasılıkla ilk kez bu dönemde
yapılmış ya da basit olarak bir temeli varsa berkitilmiş olmalıdır.
Roma ordularının İ.Ö 65 yılında başlattığı
saldırılar sonucunda Pontus devleti yıkılmış ancak bir kısım hazinenin
saklandığı Bayburt kalesi İ.Ö 40 lı yıllarda kadar direnerek düşen son
kale olmuştur.
Bölge Roma egemenliğine girdikten sonra da
önemli bir Roma ordugah merkezi olan Kelkit Sadak Köy e kadar ulaşan
Greko-Romen şehircilik anlayışı ve kültür yapısı Bayburt a yansımaktadır.
Buna karşın giderek önem kazanan Trabzon limanını Asya ya bağlayan ticaret
yolunun üzerinde olması Bayburt a stratejik bir önem kazanmıştır. Doğu
Roma imparatoru Justinianus zamanında kalenin onarıldığına ve kale içinde
bir kilise yaptırıldığına dair bilgiler bulunmaktadır.
Çoruh vadisi Arap akınları ile daha Halife
Ebubekir ve Ömer zamanında tanışmıştır. Emevi orduları 705 yılında bu
bölgeyi yağmalayıp ele geçirdiler 715 Bizanslılar geri aldılar.
Bizans Anadolu ya Araplara karşı daha
dinamik bir biçimde savunabilmek için ''Tema''adında askeri valilikleri
küçülttü. İmparator Teophilos 829-842 zamanında Merkezi Erzurum olan yeni
bir ''Haldiya Eyaleti''kuruldu.Eyaletin Metropolit Merkezi Trabzon
dur.Bayburt buraya bağlı yedi piskoposluktan biri idi.
850 yılında Malatya nın Arap valisi
emrindeki Trabzon yöresindeki istila etti. Bu tarih den itibaren Bayburt
çevresi Müslüman Türkler ile Bizans yönetimi arasında sürekli çekişme
alanı oldu.Çünkü artık Türkmenler de Azarbaycan üzerinde Anadolu ya doğru
yayılmaya başlamışlardı.Romanos II zamanında 960 yılında Anadolu da ki
Oğuz sayısı ikiyüz bin çadırı bulunmuştu. 1048 yılında Haldiya eyaletinin
kırsal kesimi bütünüyle Türklerle dolmuştu.
1071 Malazgirt zaferinden sonra Türkler
Anadolu ya daha yoğun bir biçimde göç etmeye başladılar.
Emir Abdül kasım 1074 te
Erzurum da ve Çoruh havzasında egemenlik kurdu,1080 de Selçuk oğulları
dev. temellerini attı.1081 de Ebu Yakup ve İsa Börü adlı kumandanları
Karsı,Ardahan ı Gürcistan içlerine kadar zaptettiler ve kıyı
kesimleri haraca bağladılar.Erzurum emirliğinin sınırları içindeydi.Diğer
yandan Emir Mengücük de Erzincan emirliği kurmuştu.Bayburt
Mencükoğullarının da etkisini hissetmiştir.
Bizans batıda normanlarla uğraştığı için Doğu Anadolu da olup
bitenlere karşı çaresizdi.Emir Danişmend Türklerce iskan edilmiş bölge
halkını rahatça etki altına aldı.Danişmend Bayburt ve civarında
yönetiminde Emir sulu beye verdi.Trabzon kentinin Hıristiyan valisi valisi
de Danişmendilere vergi veriyorlardı.Trabzon da Hırıstiyan bir yönetim
bırakmak Müslümanların denetimindeki Asya ve Arabistan la bağlantısı olan
ticaret yolunun Bizans la Rusya yla ve Avrupa ülkeleriyle
temaslarında sürekliliği sağlayan radikal bir çözümdü.
Bundan sonra bu bölgedeki gelişmeler Türk
beylikleri ile Bizans Tekfurları arasında zaman zaman çatışmalar
rekabetler olmuştur ama genellikle akrabalıklara dayanan bir dayanışma
biçiminde gelişecektir. Trabzon ise Bizans tan ayrı bir rum Devletinin baş
şehri olacaktır.
1096 da birinci haçlı seferi sırasında
Bizans İmparatoru Aleski ordusunu Danişmendiler üzerine gönderdi.
Aynı anda Trabzon un Bizans yanlısı valisi Teador Gabras da
Gümüşhane ve Bayburt a zaptetti.Emir Danişmend Trabzon kuvvetlerini
Şebinkarahisar da yendi.Danişmend in oğlu Seyfettin İsmail bey Bayburt u
kurtardı.Selçuklu Sultanı Kılıç Aslan haçlılarla savaşıyordu.Bu arada Emir
Danişmend in ölümü üzerine Trabzonlular yeniden hücuma geçtiler.Bayburt
bir kez daha ellerine düştü.Ancak kısa bir süre sonra Gazi İsmail han
Bayburt u ikinci kez kurtardı. Ne var ki Trabzon ve Haldiya eyaletinin
kıyı kesimi Danişmendiler in elinde çıkmıştı. Teador Gabras Bizans
egemenliğine de son verip kendini bağımsız derebeyi ilan etti.
Bu araya 60.000 kişilik bir Türkmen kitlesi bölgeye girip
yerleştiler.Reisleri Emir Şemseddin Muhammed Türkmani idi.Bayburt u merkez
civar yapıp civar yaylalarında sürü otlattılar ya da komşu bölgelerde
yağmalar yaptılar. Moğol istilası sırasında Muhuddin Pervanenin başvurusu
üzerine Toku Noyan adındaki kumandan burası istila etti.Azad Musa adında
birinin idaresindeki bin kadar göçer Türkmen bölgeye zarar veriyor
gerekçesiyle Çoruh ve Kelkit vadilerinden Denizli tarafından göç
ettirilmişlerdir.
Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman şah dev.
yeniden güçlendirmek isterken Amasya Emiri Ergün han,Erzincan Emiri
Muzaffereddin Mehmet ve Erzurum emiri Alaeddin Ali yi karşısında
birleşmiş buldu.Üzerlerine yürüyüp bu emirlikleri ortadan kaldırdı.Kardeşi
Mugisüddin Tuğrul u Erzurum a vali yaptı.O da Trabzon tehlikesine karşı
Erzurum ve Bayburt kalelerini güçlendirdi. Bayburt kalesi yeniden
yapılırcasına onarım gördü.Kale dışında inşa edilen Ulu
Camii,Bedesten,mahmudiye ve Yakutiye medreseleri gibi yaptılar Selçuklu
döneminde Bayburt un önemli bir merkezi haline gelmiştir.
Dördüncü
Haçlı Seferinde Latin işgaline uğrayan Bizans tan kaçan imp. Aleksi Komnen
in 1204 de Trabzon a gelerek bağımsız Rum dev. Kurması Bayburt un bir
serhat kalesi olarak önemini arttırmıştır. Anadolu da boy gösteren
Harizmşahlar anlaşan Trabzon kralı Andronikos dev.büyütülmüş bu
arada Bayburt u zaptetmiştir.Sultan Alaeddin Keykubad ın oğlu Gıyaseddin
Keyhüsran ile birlikte çıktığı Trabzon seferinde Selçuklu ordusu Bayburt u
geri aldı. Ordu Bayburt ta ikiye ayrıldı,i ki koldan Trabzon a saldırdı.
Anadolu nun Moğollarca istilası sırasında Trabzon
daki Ceneviz kolonisi de büyük ölçüde örgütlenmiş ve önemlerini
arttırmıştır.Avrupa da ticareti elinde tutan bu denizci devlet İranlılarla
ticaret anlaşmasını da yapmıştı.Ayrıca Bağdat ın Moğollarca yıkılmış
olması geleneksel ipek yolunu Ortadoğu üzerinden İlhanlı dev. başkentini
denize bağlayan Tebriz-Trabzon yoluna kaydırmıştı.Bayburt un bu yol
üzerinde olması önemini bir kez daha arttırmıştır.
Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu ya 1284 ten
itibaren yurtluk arayan yeni Türkmen göçleri oldu.
Ahi Ahmed-i Zencani gibi bir çok kişinin adının
önüne ''Ahi'' sözcüğünün gelmesinden,taht kavgalarıyla merkezi Selçuk
otoritesinin zayıfladığı ve Batıda Osmanoğulları gelişme gösterdiği
yıllarda Anadolu kentlerini etkisi altına alan Ahiliğin Bayburt a da
ulaşmış olduğu ve burada ahilik geleneğine uygun bir öz yöntemin kurulduğu
anlaşılıyor.Ahi örgütünün töre ve çalışma düzenini saptayan en eski
fetüvvenamelerden birisi 1290 da Bayburt lu Ahi Ali tarafından kaleme
alınmıştır.1390 dan sonra İlhanlı dev. yerini uygur Türklerinden
Alaeddin Eratna nın kurduğu Eratnaoğulları dev. aldı.Eratnaoğulları
ahiliğinin koruyucusu olmuşlardır.Bayburt ta Maden bölgesinde çıkarılmış
gümüş ile Selçuklu İlhanlı sultanları ve Eratna lı emirler adında sikkeler
kesilmiştir.
Osmanlı için söğüt ne ise Akkoyunlular için
Bayburt odur. Çünkü yüz yılı aşkın bir süre saltanat süren ve
Sivas tan, Horasan a kadar çok geniş topraklarına yayılan Akkoyunlu
dev.çıkış noktası burasıdır.
14.yy da Bayburt yöresinde adı geçen Akkoyunlu
aşiretiydi.Akkoyunluların reisi Diyarbakır Emiri Turali beydi.Dede Korkut
öykülerindeki Kan-Turalı bölümünden bu Emir ile ilişkisi açık bir
gerçektir.1349 da Turalı bey ile Bayburt Emiri Mahmut Rikabtar ve Erzincan
Emiri Gıyaseddin İnebap birlikte Bayburt tan Trabzon üzerine
yürüdüler.Cenevizliler de Trabzon donanmasını yaktılar. Trabzon u yeni
anlaşmalara zorladılar.Trabzon un yeni imparatoru Aleksi Kommen III
Türkmenlerinin bir gün Trabzon devletini yıkmalarından korkuyordu. O
yüzden onlarla dostluk kurma yolunu seçti. Kız kardeşi Maria Despina yı
Turali Bey in oğlu Fahrettin di. Yeğeni olan Karay ölük Osman Beyi de
ihmal etmedi. Bir kızını da ona verdi. Trabzon Kral kızlarının dede korkut
öykülerinde de yer alması da bu olayların etkisi bulunmalıdır.Kutlu Bey
ölünce yerine oğlu Ahmet Bey Bayburt emiri oldu. Karakoyunluların
himayesindeki Erzincan Emiri Mutaharten Bey ile arası açıktı.Ahmet bey de
Selçuk tahtını gasp etmiş olan Kadı Burhaneddin i arkasına aldı. 1394 deki
Erzincan üzerine yürüyerek yöreyi kendi emirliğine kattı. Ahmet in kardeşi
Osman ise Kadı Burheddine karşı savaştı ve onu ortadan
kaldırırdı.Akkoyunlu devletini kurdu.
Timur un 1402 Ankara savaşını kazanmasından sonra,bölge bir süre için
Timur un oğlu mirza Halil Sultan ın yönetimine verdi.
Timur dan sonra Akkoyunlu
devleti sınırlarının Horasan a kadar uzandığı bu dönemde Türkmenler
arasında azda olsa İran Azerbaycan'ına doğru tersine bir göç yaşanmıştır.
Bizans Osmanlılarca
fethedilince Fatih Trabzon u de vergiye bağladı. Trabzon vergi vermektense
Akkoyunlular ile anlaşma yoluna gitti.Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Bey
bir kez daha bir kral kızıyla evlenmiş ve Trabzon kralları ile akrabalık
yenilenmişti.Uzun Hasan Fatih e yeğenini elçi göndererek Trabzon dan vergi
alınmamasını istedi.Aksi halde Fatih in dedesinin Uzun Hasan ın dedesine
vermeyi kabul etti verginin birikmiş yıllığı birden isteyeceğini bildirdi.
Fatih ''olur,önümüzdeki yıl kendim gelir borcumu öderim''diye haber
gönderdi.
1461 yılında Fatih donanmasını Karadeniz e
açılırken kendiside kara ordusuyla yola çıktı.Erzincan a kadar gelen Fatih
in niyetini anlayan Uzun Hasan annesi Sara Hatun u Fatih e elçi olarak
gönderdi.Sara Hatun oğlunun bağışlanmasını istedi.Fatih ona ''Anne''
diyerek saygı gösterdi. Uzun Hasan ı Trabzon krallına yardım etmemek
koşuluyla affedeceğini söyledi. Elçilerden yalnız birini haberci olarak
uzun Hasan a gönderdi. Heyeti ve Sara Hatun u Trabzon alındıktan sonra
göndereceğini söyleyip beraberinde Bayburt a gönderdi.
Fatih in Otluk beyli zaferinden sonra bile Bayburt bir süre sonra
Akkoyunluların daha sonra da Safevilerin etki alanı içinde kaldı.Yavuz
Sultan Selim,Trabzon valisi iken Bayburt Safavilerin etki alanı içine
kaldı. Yavuz sultan Selim Trabzon valisi iken Bayburt Safavilerin
egemenliği altındaydı.Yavuz Çaldıran zaferinden sonra Tebriz e giderken
Bayburt un fethi için vezirlerden Bıyıklı Mehmet Paşa yı
görevlendirmiş,fetih 17 Ekim 1514 te gerçekleştirilmiştir. 1553 de Şah
Tahmas ın Bayburt üzerine karşı saldırısı da Osmanlıların galebesi ile
sonuçlandırılmıştır.
Tarih kaynaklarından Safevilerin etkin oldukları
döneme bölgenin büyük bir yıkıma uğradığı anlaşılıyor.Osmanlıların eline
geçtikten sonra yapılan ilk yazımda Bayburt a bağlı 384 köyden 231 inin
yıkık ve boş olduğu belirtilmektedir. Osmanlı dönemlerinden Bayburt bir
sancak merkezidir.Evliya Çelebi Bayburt için '' Erzurum vezirlerinin hassı
hümayunundan ayrılma subaşılıktan yüz elli akçelik kazadır.Kadısının
senelik geliri altı kesedir.Kale ağası kale neferleri şeyhülislamı
nakibüleşrafı ayan ve sipahisi kethüda yeri yeniçeri Serdarı vardır'' diye
yazıyor.
Evliya çelebi kale içinde üç yüz kadar
şehirde ise toprak damlı bir ev olduğu kaydediliyor.''Fatih fetihden sonra
Tire şehrinden buraya üç bin kadar adamı sürgün etmiştir.Halkının çoğu bu
Tirelilerden çoğalmadır''diye yazıyor.Kentin 4 camii,3 hamamı,şer-i
mahkemesi,2 medresesi,3 derviş tekkesi,sultan boya hanesi,300 dükkanı, bir
hanı ve bir de bedesten i varmış.
19 yy da sonlarında Şemsettin Sami nin ''Kamus-ül Alam'' ında 3 hamam, 481
dükkan, 40 han, 1 tabakhane, 1 mumhane ve 1 boyahaneden bahsedilmektedir.
1828 de Osmanlılar Yunanistan la savaş
halindeyken bunu bahane eden Çarlık Rusya sı Erivan Kontu Paskeviç
yönetimindeki orduyla doğudan Osmanlı topraklarına
saldırdılar.Yeniçerilerin iki yüz yıl önce kaldırılmış olması yeni ordunun
ise hem sayıca hem de deneyim olarak yetersizliği yüzünden İstanbul doğu
sınırlarıyla yeterince ilgilenemedi.Erzurum valiliğine atanan Salih Paşa
ancak savunmaya yönelik tedbirler alabildi.Bu da başarılı olmadı. 8 temmuz
da Erzurum teslim olmak zorunda kaldı.Osmanlı ordusu çekildi. Ruslar
Trabzon yolunu kontrol altına almak üzere ilerlediler ve Rumlar da
kendilerine yardım edilince 13 Temmuz da Bayburt u da ele geçirdiler.
Seraskar Osman Paşanın Hart ta ( Aydıntepe) topladığı Türk kuvvetleri ile
general Burstov kumandasındaki Rus kuvvetleri arsında 31 Temmuz 1829
günü çok kanlı bir savaş oldu.Türk tarafından yüz elli kadar şehit
verdi.Bu arada general Burstov da yaralandı ve daha sonra öldü.Kalan
Rus kuvvetleri ellerinde bulunan Bayburt Kalesine sığındılar.
8 Ağustos günü Ruslar Erzurum
dan gelen Kont Paskeviç ve takviye kuvvetleriyle Hart a bir kez daha
saldırdı.Serasker Osman Paşa Sinur (Çayıryolu) üzerinde Kelkit e doğru
çekilmek zorunda kaldı.II Hart savaşında ki Ruslar kazanmış oldular.Şair
Zihni nin ''Hart Destanı'' işte bu savaşı anlatmaktadır.
Bu Osmanlı-Rus savaşı Edirne
antlaşmasıyla son bulmuş ve Bayburt Türklerine bırakılmışken,antlaşma
haberinin doğuya geç ulaşması bir felaketle sonuçlandı.Paskeviç bütün Rus
kuvvetleriyle Bayburt a saldırmış ve Türkler 2000 kadar şehit ve yaralı
vermişlerdi.
Ekim 1829 da Ruslar antlaşma
gereği Bayburt u terk ettiler.Ancak işgal sırasında kaleiçi mahallesini
yaşanılmayacak biçimde tahrip etmişlerdi.Bu arada ecdad yadigarı pek
çok anıt da yıkılmış,yakılmıştı.Rusların bu ilk işi galinin kötü izleri
yıllarca hafızalardan silinemedi.
Kars ve Ardahan ın uzunca bir
süre işgalleri altında kalmasından cesaret alan Ruslar Doğu Anadolu
illerimizdeki emellerini gerçekleştirmek için fırsat
kollamışlardı.Buralarda yaşayan Ermenilerin silahlanmasını ve katliamlar
yapmasını sağladılar.Nihayet Birinci Dünya Savaşı nın başlarında Osmanlı
bayrağı ile ile Karadeniz de dolaşan Alman Göben (Yavuz) ve (Midilli)
zırhlıları Rus limanlarında topa tutunca aradıkları fırsat ı buldular. 1
Kasım 1914 günü Rus ordusu doğu sınırlarımıza saldırdı.
Rusların yanında İngilizler de
açıktan açığa Ermeni komitelerine destek sağlamış ve onları
kışkırtmıştır.Ermeni kitleleri halinde Rus taburlarında görev
aldılar.İçeride kalanlarsa sürekli Türklere saldırıyorlardı.1915 de
Türkleri arkadan vuran Ermenilerin toptan Irak a zorunlu göçleri
sağlamıştır.Ancak savaşın sonunda dönenler daha düşmanca
davrandılar.Bayburt Ermeni çeteleri nin eline geçti.Bayburt un en karanlık
günleriydi bu günler.Bayburt 16 Temmuz 1916 da işgal edildi.Halk Ruslardan
ve onların iş birlikçisi Ermenilerden çok zulüm
gördü.Yaşlı-genç,kadın-erkek demeden bir çok insan ''Taş mağazalar'' a
kapatılıp yakıldılar.
Türk askerlerin ve Bayburt halkının düşmana
karşı 2 Mart 1916 da başlayan ve beş ay süren ve şanlı kop savunması
tarihe ''ikinci Plevne Destanı''olarak geçmiştir.Bu savunma sırasında
Bayburt haklının bir bölümü de Sivas,Tokat,Çorum gibi illere
göçmüşlerdi.Bayburt un üzücü düşman işgalinde on sekiz ay,dört gün
kaldı.Kesin olarak kurtuluşunun tarihi 21 Şubat 1918 dir.
İdari yapısının uzun yıllar sancak
merkezi olarak sürdürmüş olan Bayburt 5 Aralık 1887 tarihinde özel
meclis kararıyla Erzurum a bağlı bir kaza haline dönüştürülmüştür. Bayburt
1927 yılında Gümüşhane ye bağlanmış ve nihayet 15 Haziran 1989 tarihli ve
3578 sayılı yasa ile il statüsüne kavuşmuştur.