Başkanın Mesajı

Yapılmakta olan internet sitemize eklemek istediğiniz bilgileri aşağıda yazılı olan mail adresine ulaştırırsanız memnun olurum. Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

 

Necmi TAYFUR

......Tomlacık Köyü......

Kültür ve Dayanışma Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

İletişim

Necmi TAYFUR

Tel : 0533 727 47 15         Bağcılar/İSTANBUL
E mail : necmitayfur@email

 

 

 

 

  

 

      

        Kalenin kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmez.'' İlk yapının Ermeniler e ait olduğu ileri sürülürse de Bagrat sülalesi zamanında ( 885-1044 ) varlığından söz edilen Bayburt Kalesi ninçok daha önce miladın ilk yüzyıllarında bölgesel prens ve krallıkların  mücadelelerinde  rol  oynadığı anlaşılmaktadır.''Kale Türklere geçmeden önce Ermeni,Bizans,Arap ve Kommenos  idaresinde  kalmıştır.'' Zengin  bir  tarihe sahip  olan  Bayburt Kalesinin bir çok defa onarıldığı duvarlarda görülen farklı inşaat kadar tarihi kaynaklardan da anlaşılmaktadır.Bayburt Kalesi  hakkında Prokopios '' ..... böylece bulunan imkanlar Jüstinianus un eseridir.Bayburt ve Areon denilen kaleleri de inşa edilmiştir '' demektedir. En mükemmel ve haşmetli  şeklini Selçuklular zamanında alan kale 1200-1300 M. yılları arasında Mugısuddin Tuğrul   Şah ve oğlu Rukkeddin Cihan şah tarafından büyük bir Onarım görmüştür.Bu durum Tuğrul şah ın kendi adını sık sık yazdırdığı kitabelerde açıkça belirtilmiştir.'' Bayburt o tarihte Trabzon krallığına karşı müthiş bir tahkimat ile zaptı güç bir hale konmuştur.Kitabelerden 610 H.( 1213 M.) tarihli olanında ' ala yed-i '' kitabede '' amir-i Hazih' i imaret ' (...) üstaduddar Lülü '' Biçiminde yapım yöneticisinin adı geçiyor.Yine Tuğrul B. Kılıçarslan adına özenilmiş tarihsiz  ve çok aşınmış bir kitabede '' ala yed-i (...) Ziyaeddin  (...) '' yazılıdır.Bunlar birleştirilince Lülü nün üstadüddar ön adının da Ziyaeddin olduğu beliriyor.  Bayburt kalesinin Kanuni Sultan Süleyman ve Ayrıca 952 ( 1574)yılında III.Murat tarafından onarıldığı bilinmektedir.'' 1828/29 Osmanlı-Rus savaşında Rus generali Paskewich in idaresindeki askerin Bayburt kalesinin burç,mahalle ve camii tahrip ettiğini bir müddet sonra oradan geçer Taxier yazmaktadır.

1-KALENİN MİMARİSİ

    Yer yer bütünüyle ortadan kalkmış bazı kesimleri ilk yapış özelliklerini yitirmiş bazı kesimleri de yakın tarihte onarılmış olan Kale,Çoruh nehrine hakim bir noktada kurulmuştur.İki büyük kare burcun bulunduğu ön cephe savunmaya en çok ihtiyaç gösteren kısım olarak düşünülmüştür.Kale eski duvarlara ilave edilenlerle çift kat haline getirilmiştir.Bugün güney-batı yönünde ön kat surlarını takip etmek mümkündür.Her iki sur sırası dışında bilhassa Güney ve Kuzey yönünde yer yer duvar kalıntıları görülmektedir.

    Dış ve iç surlar arasındaki mesafe 200 metre kadardır.'' Altı döşe üzerinde meydana gelen surlar yarım  silindiri aldıran döşeli burçlarla takviye edilmiştir.Burç yüksekliği 12-13 metre sur yükseklikleri 30 metre kadardır.Yapını en büyük tarafı batı ucudur.'' Kalenin doğuya açılan kapısı;Demir kapı batıda olanı;Nöbet hane kapısı diye Evliya Çelebi tarafından isimlendirilmişlerdir.Kapılardan biri tamamen yıkılmış biri de son yıllardaki onarımlarda yenilenmiştir.Hamilton kapı kemerinin bir taraftan Arap ve Türk kitabelerinin diğer tarafta da kabaca oyulmuş büyük bir aslan figürünün bulunduğunu anlatır.

    Kalker taşından inşa edilen kalenin sağlamlığından josaphat balbaro hayranlıkla bahseder.'' Kalenin en iç yapısı kireçle karışık moloz taştır.Orta tabaka daha düzgün taşlardan ve en dış tabaka kare şeklinde kesme taşlardan meydana gelmiştir.'' Ayrıca taşlar üzerindeki usta işaretleri dikkat çekicidir.

    İç kale duvarlarında zahire ambarı olması mümkün olan bazı dehlizler görülmektedir.'' Nitekim XVI. yy ait bir defterde kale de 7 adet buğday,arpa ve diğer hububatı depo etmekte kullanılan ambarlar bulunduğu kayıtlıdır'' Kalenin içteki belli başlı kalıntılarından birisi kilise harebesidir.Yine nispeten ayakta kalan iki yapıda kalenin kuzeyinde doğu-batı istikametinde uzanan evvelce beşik tonozlarla örtülü mekanlardır.Bunlar toprak düzeyinde hayli aşağıda yer alırlar.Evliya Çelebi kale içinde eski yapı tarzında 300 evin bulunup çarşı,han ve hamamın olmadığını II.Mehmet tarafından 3000 kişilik bir koninin yerleştirildiğini anlatmaktadır.Meşhur bir cami olan Ebu'l fetihten ise bie iz kalmamıştır.

    Güney-batı surları üzerinde görülen bir korniş altında bulunan nesih yazının bir kesimi döküldüğü için okunamamıştır.Bu duvarın alt tarafında bir silme kalmıştır.Şehre bakan kesimin duvarlarında görülen bazı usta işaretleri dikkat çekicidir.

    Kalenin asıl önemli yanı ''Çini Maçin''kalesi isminin verilmesine sebep olan çini süslemelerdir.''Batı kesiminde yer alan nöbet hane kapısının sol yanında ve gene aynı cephenin başka bir yerinde bulunan kitabelerin çoğu üçerlik gruplar halinde yuvarlak çukurlar vardır. Mor,yeşil,mavi renkli ve şeffaf sır altına yapılan bu çiniler uzaklardan aksettiği kaydedilir.

    'Ancak uzaklardan belli olacak pırıltıların düz çiniler değil içbükey yüzeylerde yani keramik çanaklardan aksetmesi akla daha uygundur.Çukurların yakınında yoğunlaşan kitabelerin Selçuklu devrine ait olduğuna göre çanaklarında bu devirden kaldığı söylenebilir.Keramiğin ilk amacından farklı şekilde bu kullanılışı Avrupa saltanatında ''Biçini'' adını alır.Bu tip çanaklar daha çok dış mimaride kullanılmıştır.Cephenin çeşitli yerlerde kullanılışına en erken X. ve XI  yy da Bizans da ve Bizans a yakın çevrelerdeki örneklerde rastlanır.Bulgaristan da çok yaygın olan bu süsleme şeklinin X. yy dan itibaren XIV. yy kadar sık sık karşımıza çıkmasına ve Yunanistan da bilhassa Makedonya kiliselerinde çok görülmesine karşılık başkent İstanbul ve Bizans ın çekirdeği sayılabilecek o devrin Anadolu sunda hiçbir örneğin tespit edilmeyişi  dikkat çekicidir. 

    ''İslam sanatında Meraga da Kümbet i Surkn (1147) da Akşehir Ferruh şah Mescide (1224) cephelerinde olmak üzere birbirinde çok uzak iki yerde karşımıza çıkar.Fakat esasen Akşehir deki örnekte daha çok birkaç yapı süsünden bahsedilir.Taç kapı süsü olarak Anadolu da tek örnek olmayıp tespit ettiğimiz bütün örneklerde Anadolu dandır.Kemah ta Mengücek Gazi türbesi (XI.yy sonu XII.yy başı) yine aynı yerde Behram şah türbesi (1228) ve Ankara da Hacı ivaz Mescidi (XV.yy başı) bu gruba girer.Bayburt kalesinde ise kitabe yerlerinin belirtilmesi amacıyla gene aynı kapıları civarlarında bahsedilen keramik çanaklardan kullanılmıştır.'' '' Burada bil hassa Divriği şeyh Kamareddin kümbetinde olduğu gibi taç üzerine sırlı çanakların yerleştirilmiş olduğu anlaşılır.'' '' Anadolu nun Türk devri yapılarında kullanılan renkli keramik çanakların hepsi de İslam eseridir.

    Selçuklu ve beylikler devri yapılarında tespit edebildiğimiz bütün örnekler renkli sır tekniğin de ve yapılarla ve yapılarla çağdaş sayılabilecek kadar yakın tarihlere ait Türk keramiklerdir.Çoğunda firuze renkli sır görülür.Bu çeşit keramiği Aksaray da Kızıl minarede Ferruh şah ve küçük Ayasofya mescitlerinde Antalya da Yivli minarede Bayburt kalesinde ve Van da Sinaneddin Camii minaresinde tespit ediyoruz''

2-BAYBURT KİTABELERİ VE TARİHLENDİRİLMESİ

    Şehre bakan sur ve burçlarda yoğunlaşan kitabelerin bir kısmının nesih yazıları silik olarak günümüze ulaşmışlardır.

Birinci kitabe:

  Kitabe dilimize şöyle çevrilir.(Bu mübarek ve uğurlu yapı muazzam melik,alim,adil,mueyyid,mansur,mucahid,murabıd,din ve dünyanın yardımcısı ,İslam ın ve Müslümanların yüceltisi,meliklerin ve sultanların efendisi Selçukoğullarının Kemali,Rum ve Ermeni memleketlerinin sultanı Ebu'l Haris Tuğrul bin kılıçarslan bin Mesut bin Arslan,bim kılıç Süleyman,emiri'l mü'münin in devleti günlerinde yapıldı)

İkinci katabe:

    Kitabe dilimize şöyle çevrilir;(Melik muğusi Allah ın Rahmetine muhtaç ve zarif bir kul olan Lü'lü eliyle 610 senesi Rebiülahir in ortalarında)

Üçüncü kitabe:

    Kitabe dilimize şöyle çevrilir;( Bu bina büyük sultan en büyük şahlar  şahı din ve dünyanın yardımcısı İslam ın emiri Musud oğlu kılçarslan oğlu Tuğrul şah devleti zamanında)

Dördüncü kitabe:

    Kitabe dilimize şöyle çevrilir;( Emir in Kumandanı edil,emir Ziyauddin eliyle)

Beşinci kitabe:

  Kitabe dilimize şöyle çevrilir; ( Bu mübarek ve uğurlu bin en büyük melik,alim,adil,kuvvet veren,muzaffer,dünyanın ve İslam dininin yardımcısı Selçukoğullarının kemali kılıçarslan oğlu Tuğrul un devleti günlerinde)

Altıncı kitabe:

Kitabe dilimize şöyle çevrilir;(Bu mübarek burç un başlaması  ve yapılması alim,adil,müeyyid,mansur,muzaffer,mucahid,murabıd,dünya ve dinin yardımcısı İslam ın ve Müslümanların izzeti,kafir ve müşrikleri kahreden Rum ve Ermeni memleketlerinin meliki emiril mü' mimin yardımcısı Ebul'l Haris bin Kılıçarslan bin mesud b.Kılıçarslan zamanında)

Yedinci kitabe:

Kitabe dilimize şöyle çevrilir (Melik Muğusi bu binayı yapan zaif kul ustadüd-dar Lü'lü  dür)

Sekizinci kitabe:

Kitabe dilimize şöyle çevrilir;( Bu burç un yapılmasını el-melik alime adile dünyanın ve dinin iyisi hanımların ifeharı melik  Fahrrüddin in kızı emretti)

Dokuzuncu kitabe:

Kitabe dilimize şöyle çevrilir;(Melik yapıcı alim,müeeyyid,muzaffer, mansur,murabıd,mucahid,el-melik,el-muğisi,Allah teala nın rahmetine muhtaç zaif kulun eliyle)

Onuncu kitabe:

Kitabe anlaşılarıyla dilimize çevrilişi şöyledir;(İmaret yenilendi. ....kapı....hazret,Allah Teala mümkünü daim etsin Selim oğlu Sultan Süleyman ı kasdediyorum. ...................... oğlu Ferhad Emin'n baş delikanlıları .............. Muhammed beğ sene 951)

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz kitabelerden beş tanesi Tuğrul şah a üç tanesi üstadüd-dar Ziyaeddin Lü-lü ya bir tanesi Mengücekli Meliki behram şah ın kızına bir tanesi Osmanlılardan Kanuni Sultan Süleyman a ait olarak düzenlenmiştir.

''Erzurum Meliki Mugusiddin Tuğrul şah ın Bayburt Kalesi ni baştan başa burçlarda görülen ve kendi adına sık sık yazdırdığı kitabelerden anlaşılmaktadır.Kalenin sur ve burçlarına harcanan malzeme ve paranın çokluğu düşünülürşe Melik in sahip olduğu kuvvet ve iktidarın   büyüklüğü anlaşılır''  '' Kitabelerde Melik i Biladürrüm ve el-ermen ifadelerinin kullanılışı boş değildir.Çünkü 1 Aralık ahlat civarında Amasya ya kadar topraklara sahip olmuştu'' H.610/1213 tarihli kitabede ''alayed-i'' belirleyicisi yiine Tuğrul bin Kılıçarslan adına düzenlenmiş olan yedinci kitabe de ''amir-i hazihi'-i imaret (...) üstadüd-dar lü'lü biçiminde yapım yöneticisinin adı geçiyor.Altıncı kitabede ''alatedi'l emir Sipahsalr el -adil Ziyauddin yazılı.Bunlar birleştirilince yapım yöneticisinin ''Üstadüd-dar Ziyauddin Lü'lü olduğu ünü ve tam anlamı ile ortaya çıkıyor.

Ortaçağ yapılarının sembolü olan kaleleri Anadolu Selçukluları tarafından onarılarak kullanıldığı bilinmektedir.Bayburt ve Kalesi 1054/55 M. yılında fetih edilmiş ve onarımı yeniden yapılırcasına 1200/1300 M. tarihleri arasında Tuğrul şah ve oğlu Rükneddin Cihan şah dönemlerinde olmuştur.Zaten Anadolu da Selçuklulardan kalan kaleler içerisinde en çok Selçuklu izi taşıyan kale Bayburt kalesidir